Tuesday, October 05, 2010

Küçük kardeş minik kardeş can can can...16 Ekim 2009

Onunla ilk tanıştığım günü hayal meyal hatırlıyorum… o çok istediğim yolunu gözlediğim hakkında hayaller kurduğum minik kardeş…. Herkesin şımarık prensesi Dileğin papucunu dama atacak minik şey… Ondan iki yaş büyük olmanın verdiği o bilmişlikle her türlü kaprisime katlanan çünkü beni çok seven pek çok şeyi beraber öğrendiğimiz… bazen kıskanıp kızdığım bazen de inanılmaz bir şefkatle sevdiğim küçüğüm… oysa o şimdi kocaman bir adam… benim gözümde hiç büyümesede… :)

Canım biricik küçük kardeşim, iyi ki varsın. Iyi ki doğmuşsun… Sensiz bir ömür nasıl geçerdi??? Kiminle kavga eder kiminle oynardım… ilk tanıştığımız günü malesef hatırlamıyorum çok net ama senin çoook minicik kapkara buruş buruş olduğunu hatırlıyorum ve hayal kırıklığımı ”nasıl yani şimdi bu mu benimle oyunlar oynayacak kardeş” :) o zamanda şımarık ve kibirliymişim baksana :) nerden bilebilirdim hemen hızla geçeceğini zamanın ve bir sure sonra en birinci oyun arkadaşım en yakınım olacağını … seninle ilgili en net anım yumuşacık tombul tombul elini tutup bahçede yürüdüğüm zamanlar; sanıyorum sen iki bende dört yaşındaydık… o güzel yumuşacık tombul elin avuçlarıma sığmazdı ama ben ablaydım elini sıkı sıkı tutmam lazımdı ki seni koruyabileyim sinir olurdum elim elini sıkıca kavrayamadığı zaman… :) ama bir o kadar da seninle gurur duyardım… sonra nasıl ne ara büyüdünde şimdi sen beni kucağında gezdiriyorsun anlamadım??? :) şimdi abi sensin… korunacak küçük kardeşte ben :) sana bakınca bazen hala o iki yaşındaki halini görüyor olabilirim öyle de davranıyor olabilirim… kocaman bir adam olduğunu unutuyorum bazen ama bu seni çok sevdiğimden belki de… sen hayatımda sonuna kadar güvendiğim kavga bile etsek ufak tefek şeylerden asla kırılmadığım kızmadığım, saniyesinde affedebildiğim, mütemeadiyen mıncıklayıp öpmek istediğim, saçlarımı okşadığında huzur ve mutluluk duyduğum, beni hep kendinden once düşündüğünü bildiğim, gözlerinde bana olan sevgisini bu kadar net görebildiğim tek erkeksin… başım sıkıştığında aklıma gelen ilk şey seni aramak, aşık olduğumda hemen seninle paylaşmak , üzüldüğümde seninle dertleşmek, karar almam gerektiğinde en once senin fikrini duymak,… Sen hayatımda hep yanıbaşımda olsun sakın uzaklarda olmasın dediğim yanımda olmadığın her an çok özlediğim, biricik minicik Can’ımsın. Adın gibi candostumsun… sana sahip olduğum için ne kadar şükretsem az… gözlerin hep gülsün, o pırıl pırıl zekanla, başarılarınla, herşeyinle öyle çok gurur duyuyorum ki!!! Ama en çokta bana “abla” demenden…. :)

iyi ki varsın, ,iyi ki doğmuşsun…. Uzun, çoook uzun yılları mutlu, huzurlu birlikte geçirelim. Daha nice kutlayacak doğum günlerimiz olsun… seni çok seviyorum….

No comments:

Dilek'in hikayesi: Asıl macera şimdi başlıyor !!!

Evet onca seyahat macerası bir yana asıl hayatımın en büyük macerasına hazırlanıyorum aylardır... evet Anne oluyorum!!!!! işte ömür boyu sür...