Yazacak ne çok şeyim var… :) hangisini once yazsam ne yapsam bilemedim??
Projemizin beni ne derece mutlu ettiğini nasıl enerji ve iç huzur verdiğini biliyorsunuz. Neden bu kadar önemli derseniz aslında net bir cevabım yok… kardeşim kadar sevdiğim Özgür’ümün benden destek istemesi bana çoook güvenmesi mi? Çocuklarla çalışıyor olmak mı? yoksa yelkenle ilgili bişey yapıyor olmak mı? belki de projede tanıştığım ya da proje sayesinde yakınlaştığım yeni ve güzel insanlar mı? bilmiyorum… ama bildiğim çok yorulsam da kendime ayıracak vaktim çoğu zaman kalmasa da… hatta siz arkadşlarımdan vakit çalarak yürütsem de bu projenin bir parçası olmak katkı sağlayabilmek çok mutlu ediyor beni… ve kısa zamanda geldiğimiz yerden gurur duyuyorum… az kişiyle çok şey başardık ve bu daha bir başlangıç… aslında demiştim ki proje günlüğü tutmalıyım nasıl aşama aşama geldik buralara… dönüp baktığımızda neler becerdik ya da beceremedik… ama yazmakla ilgili aldığım pek çok karar gibi bunu da uygulayamadım… aklıma yazdım dedim ama şimdi dönüp bakınca unutmuşum pek çok şeyi… doğum günümde bana günlük hediye etmek isteyen olur mu? ;)) yeniden günlük tutmaya başlayayım ben :))
Gelelim bu yazının amacına dokuz eylül için binbir rica naz ve üçkağıtla koparılan yarım günlük izin sayesinde ilk etkinliğimizin bir parçası olmanın bana hissettirdiklerini paylaşmak…
Küçük bir not; galiba bu projye en büyük sponsorluk desteğini sevgili Genel Müdürüm Picco veriyor… e adam beni verdi projeye daha ne olsun??? :)))
9 eylül izmirin kurtuluşu etkinlikleri… sabah saat 10 da KSK kulubunde buluştuk… ve süpriz olarak aramıza katılan bir Yunan yakışıklı: Lambros bizimle beraberdi…
Hemen araya girip ondan bahsedeyim; hikayesi şöyle; canım adaşım Dilek beni aradı bir kaç gün once ve çılgın bişey yapmak istermisin dedi??? Tabi ki oluuuur dedim… siz ne zaman benim çılgın şeylere hayır dediğimi gördünüz ki! ;) bir arkadaşım var hayatının anlamını aramak üzere yollara düşmüş motoruyla ve ilk durağı izmir dedi.. onunla ilgilenebilirmisin ben çok yoğunum? E tabi ki ben de evet dedim… :D ama bir türlü projemden vakit bulup kendisiyle başbaşa görüşemedik… ama verdiğim söze de sadık kalmak için hemen bir taşla iki kuş misali, kurnazca bir plan ile ona denize çıkmak istermisin dedim izmirin bağımsızlık gününü biz de denizden kutlayacağız… hemen kabul etti… sormadı bile kimden kurtuluş günü diye bilse ki yunanlıları denize döküşümüzün kutlamaları bunlar… J) ama ben de o da hiç zaten kötü niyetli düşünmediğimizden çok güzel bir gün geçirdik… hatta basın teknesinde olduğu için Tv’lere demeçler bile verdi elinde türk bayrağı, komşumuzla olan iyi ilişkilerimize Örnek olarak J gün boyu zaten seni de temsili olarak denize atalım esprileri arasında muhteşem bir hoşgörü örneği gösterdi… iyi ve çılgın bir arkadaşımız daha oldu.. hem de EDY tshirti ile tüm dünyayı dolaşacak bir gönüllümüz… :))
Gün güzeldi denizde olmak çocuklarla çok daha güzeldi onların öyle kendileriyle gurur duyan hallerini görmeliydiniz. Kutlamaların bir parçası olmak sevindirici ve gurur vericiydi hepimiz için… İzmirli olmanın keyfi burda zaten… işitmeselerde çocukların algı gücü ve belki alışkanlıkları belki zekaları nedeniyle iletişimde hiç zorlanmadık… yine de proje kapsamındaki derslere katılıp ben de işaret dilini azıcıkta olsa öğrenmek istiyorum… J aksaklıklar yokmuydu elbette vardı… karadaki korteje katılan gönüllü sayımız umduğumuzun çok altındaydı… ya ben çok iyimserim ya da gerçekten pek çoğu son anda gelemedi… L güney deniz saha komutanlığının yapmış olduğu jest sayesinde birbirinin aynısı iki güzel teknemiz vardı… gerçi törenden sonra aldılar geri ama… L sabah ilk iş yelkenlere stickerları yapıştırmakla başladık işe… zor bir işti ıslak yelkenleri kurula ve bantla yapıştır… eeeee tekneler başkalarına ait olunca malesef çıkartmaları çıkabilecek şekilde yapıştırmak zorunda kaldık… hazırdık ve karşıyakadan yola koyulduk… bu arada karşıyaka Yelken kulübünün 20 kadar sporcusuda bize denizde eşlik etmekteydi… onlarda denizdeki geçişte yerlerini aldılar… bu tarz etkinlikler çok iyi oluyor çünkü bizim çocuklarımız onları görüyor ve onlarla aynı işi yapıyor olmanın verdiği hazzı tadıyor güven duygusunu pekiştiriyor. Diğer çocuklarda engellerin aslında biz izin verirsek bize engel olduğunu yoksa istenirse herşeyin başarılabileceğini ve engelli arkadaşlarınında aslında normal olduğunu görüyorlar…
Her kutlamada olduğu gibi program gecikti verilen saatlere uyulmadı… Epey bir denizde oyalandıktan sonra… geçişimizi yapıyor kıyıdan bize el sallayan halkı selamlıyoruz…. Bu arada minik bir kaza atlatıp teknemizin salmasını çarpıtık… bi şey olmadı ama atik davranıp salmayı yukarı almaya çalışırken ikinci kez yine salma çarpınca dengemi kaybedip elimi sıkıştırdım azıcık kestim :) çocuklar azıcık korktu… tekneye zarar vermiş olmaktan bi de benim acıdan gözümden çıkan yaşlardan :) yaaaa napayım ağlamadım ama o acıdan çıkan yaşa da engel olamadım :) offf hatun milleti işte!!!
Bu arada proje koorninatörümüz Tvlere demeç verdiğinden güvenlik botunda yanıbaşımızda değil basın teknesindeydi ve ruhu bile duymadı olanlarıJ bunu da minik bir not olarak ekliyorummmm…
Saat ikide ki toplantıma bu arada uçarak yetişmem gerektiği için (izin almanın bedellerinden biri bu toplantıya katılmaktı) üstümü bile değişmeden toplantıya koştum… gözünüzde canlansın ıslak saçlar ıslak şapka var allahtan şort ıslak arkada kocaman bir tuz izi Yelken botlarım ıslak … malesef bedeni Büyük olan proje tshirtimle beraber bir şirketin Genel Müdür yardımcısı olarak ilk toplantıma yetiştim 10 dklık gecikme ile… allahtan görüşeceğim kişi bu tarz detaylarıa çok önem veren biri değil ve benide uzun zamandır tanıyordu… yine de çok profesyonelce olduğunu söyleyemem… sonrası daha da vahim… çalıştığımız bankaya gitmem gerekti minik bir iş için… yine aynı kıyafet tabiiii L küçük oğlan çocuğu modunda iki işimide hallettim allahtan ordakilerde çoook önemsemediler ıslak halimi… :) ne şanslıyımmmm…
Ve günü sonu… yorgun argın ama artık kurumuş bir şekilde ofise döndüm… içimde huzur gözlerimde mutluluk üzerimde yelken kıyafetlerimle :)))))
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
Dilek'in hikayesi: Asıl macera şimdi başlıyor !!!
Evet onca seyahat macerası bir yana asıl hayatımın en büyük macerasına hazırlanıyorum aylardır... evet Anne oluyorum!!!!! işte ömür boyu sür...
-
Geldik son bölüme… :( Saraybosna dönüşü çok yorgun olmamıza rağmen ertesi günkü Korçula adası programına hemen dahil olduk ve sabahın körün...
-
Merhabalar yeniden kış geldi yaşasın değil mi? artık büyülü bir yoldan geliyorum işe :)sislerin arasından…. Size aslında pek çok haberim va...
-
Merhabalar, Özlediniz beni biliyorum ama öyle yoğun bir hafta geçirdim ki aslında şu rodos seyahatimizi sizinle paylaşmak için dayanılmaz bi...
No comments:
Post a Comment