Tuesday, October 05, 2010

Dilek'in Hikayesi : Sonbahar hüznün ve kayıpların mevsimi oldu bu sene.... :( 04 Kasım 2009

Merhabalar yeniden kış geldi yaşasın değil mi? artık büyülü bir yoldan geliyorum işe :)sislerin arasından….

Size aslında pek çok haberim var özellikle de projede geldiğimiz nokta ile ilgili... ancak ya artık bu gelişmeleri bi şekilde beklediğimiz kanıksadığımız için ya da ben biraz heyecanımı yitirdiğim için olsa gerek eskisi kadar her gelişmeden çoook büyük çoşkular ve heyecanlar duyamıyorum... ama yine de mendirekten geldiğimi görünce yaramaz Numan'ın sevinçle koşup boynuma çılgınca atlayıp yanaklarımı öpmesi sanıyorum herşeye değiyor... :)))) çocuklar sevme yeteneği ile doğuyor ama biz bu yeteneği zaman içinde yitirmelerine sebep oluyoruz der Osho... sanırım biraz haklılık payı var... düşünsenize en son kimin boynuna böyle sevinçle atladınız...???

O kadar uzun zaman oldu ben bunu yapmayalı.... demek ki hayatımdaki herşeyi kanıksamışım... ya beni yerimden zıp zıp zıplatacak sevinçten göklere uçuracak şeyler artık sık sık olmuyor, ya da ben yaşama dair o saf coşkumu kaybediyorum.... lütfen ikincisi olmasın... :(((( ama tabi tüm bu sevinci içimde tutabilmek benim elimde ama bu öyle zor ki :(

En nefret ettiğim şey birileriyle karşılaştığında sana sarılışlarının vazife gibi olması, alışkanlıkla sadece yanaklarını değdirerek öpüyormuş yapmaları... offff!!! eğer bana sarılmak içinden gelmiyorsa ya da öpmek yapmaaaaaa!!!! ben bunu içimden gelmediği zaman yapmamaya çalışıyorum ama o zamanda bana mesafeli ve soğuk diyorlar :)))) ama cumartesi sabahı güne muhteşem paha biçilemez içten bir kucaklamayla başladım.... :))) o yüzden çok keyifli bir gündü ve de heyecanlı... yaramaz Numan bir anda tekneden suya cuuuuup diye düşüverdi... çok da korktu sanırım ıslak fare... hemen aldık kıyıya dişleri takırdarken sardık sarmaladık ama onca üşümeye rağmen aklı hala tekne de ve yelkendeydi ona çok güldüm... sanıyorum benim gibi onlar içinde artık vazgeçilmez oldu deniz.... çocukluğundan beri yelken yapanlarda belki alışkanlıkla beraber o sevgi vardır ama benim gibi bir kaç yıldır denizin üzerinde olanlar için sanıyorum aşkla yapılan bişey... hani aşık olduğunuzda da karşınızdaki üzer sizi buzz gibi yapar bazen :) ama yine de onu her gördüğünüzde gözleriniz pırıl pırıl parlar vazgeçemezsiniz ya... bende ki öyle bir aşk... ve benimle beraber bu aşkı paylaşan herkesi de öyle yürekten seviyorum ki! ya da sevdiğim herkesin yüreğine bu aşkı düşürmeye çalışıyorum :)))) valla bıktı herkes benim “ hadi sizde yelken yapın” dememden... ;)))

Ama malesef bu kışın hedeflerinde olan sponsorlu yelken takımı hedefimizde sonuç bir hayal kırıklığı... :( en azından hala bir takımımız var ve birlikteyiz :))) yine de bu kışı yelken yaparak geçirmek için elimizden geleni yapıyoruz... şans dileyin de işler umduğumuz gibi gitsin... ki sizde her aldığımız madalya ile gurur duyun :)))) görmemişin iki üç madalyası olmuş hesabı geçen kışın madalyaları hala masamda bana göz kırparak duruyor zavallı temizlikçi teyzemiz her seferinde söyleniyor aman ne çok incik boncuk var diye bilse o boncuklar için ne çok uğraştık hırpaladık kendimizi ve her onlara baktığımda takımla geçirdiğim güzel zamanlar aklıma geliyor mutlu oluyorum... :)))) bu arada sevgili takım kupalarımız nerelerde??? bi de yanlarına kupa koysaydık... :))

Projede olan en önemli gelişme İzmir Büyükşehir Belediyesinin kulup olarak kullanabilmemiz için bize bir yer vermesi... Ve oraya bir kayıkhane yapabilecek olmamız... bu oldukça güzel ve önemli bir gelişme bakalım neler olacak??? Bize ait bi yer… kulağa muhteşem geliyor…. Ve bize ait iki yepyeni teknemiz var artık :)

Onun dışında hepinize gururla duyurmaktan onur duyarım ki hayatımda ilk kez koca bir şirketin bütçesini nerdeyse tek başıma yaptımmmmm!!!! evet gözden kaçırdığım bir kaç husus için destek aldım ama eeee ilk seferinde olur o kadar... umutluyum kendimden sanırım Genel Müdür olabileceğim ben ;)))) ve biten 2010 bütçesinden sonra azıcık rahatlamış olsam da yıl sonu yoğunluğum başladı bile... bunun yanısıra başka bir sürü dert işle ilgili peşimi bırakmıyor.... yavaş yavaş büyüyorum işte de... ama huysuzluklarımda artıyor malesef işteki stresin artmasıyla… uykuda diş sıkmak gibi kendime zarar veren yeni bir alışkanlığım var L yoga bile işe yaramıyor…. Boyun ağrılarım gerçekten endişe verici…. Ama atlatacağım biliyorum….

Bu aralar tüm bunların yanısıra kayıpların zamanıydı… sevdiklerimi önemsediklerimi yavaş yavaş yitirmeye başlıyorum… insan çevresinde yakından tanıdığı kişiler artık ölmeye başladığında daha bir farklı hissediyor biliyorsunuz ölüm bana uzak bi kavram değil babam yüzünden ancak onu sadece bir istisna olarak düşünmüşüm ya da üzerinden çok zaman geçmiş ben nasıl acıdığımı korktuğumu unutmuşum ölüm söz konusu olunca…. Çok yakın aralaıklarla aldığım ölüm haberleri çok üzdü beni malesef…alışmam lazım biliyorum ama inatçılığım bu konuda da kendini gösteriyor…. :))) tevekkül sahibi insanlara ne çok özeniyorum… oysa benim yüreğim mütemadiyen isyan halinde… biliyorum biliyorum temel kurallardan biri kabullenmek ve doğal akışa bırakmak… ama benim için hala çok zor bu…. Deniyorum deniyorum….

Gelelim aşka… umutsuz halim devam etmekte malesef yüreğim hala kimseler için çarpmıyor öyle heyecanla deli deli…. amaaaaaaaa sanıyorum dikkatimi çekmeyi başaran biri var!! :) artık birini yakından tanımak için çaba gösteriyorum en azından… bu da bişeydir değil mi? yüreğimi ısıtıyor böyle bir ayrıntı…. Ama kendimden emin olamıyorum hala… temkinli olmalıyım diye o kadar çok söylemişim ki kendime herşeye ve herkese şüphe ile yaklaşıyorum… bir sonraki hikayede eğer onunla ilgili bir detay olmazsa bilin ki cesaret edemedim..

Merakla ben de bekliyorum önümüzdeki günlerin bana neler getireceğini… yaşamın en güzel yanı bu süprizler galiba…. :)

Süprizleriniz hep güzel olsun…

Sevgilerimle….

No comments:

Dilek'in hikayesi: Asıl macera şimdi başlıyor !!!

Evet onca seyahat macerası bir yana asıl hayatımın en büyük macerasına hazırlanıyorum aylardır... evet Anne oluyorum!!!!! işte ömür boyu sür...